Yarışmacılar
  
  
Üye Ol
Şifremi Unuttum


Günün Lafı
Aşağıda olan, düşmekten korkmaz.

Bunyan



Yarışma Seçenekleri
Çoktan Seçmeli
Doğru Yanlış
Boşluk Doldurma
Kategori Seçmeli
Zamana Karşı
Sayı Tahmini
Flash Oyunlar


Son Üyeler
evrim
tifil
neslican16
gonai
furkan
emın__
barbarianman
Guunse
kaotic
argumanci


Hicaz Demiryolu

Bir Demiryolu Rüyasının 100. Yılı

          Hicaz Demiryolu, Osmanlı Devleti'nin Ortadoğu üze­rine çizdiği demirden bir hat. Aradan geçen zama­na rağmen bu hattın ka­zınması mümkün olma­mış, tüm estetiği ve mis­yonu ile bu coğrafya üze­rinde varlığını sürdürme­ye devam ediyor. Bugün hâlâ o hatta dokunmak, hissetmek ve o hattın gü­zergâhında seyahat et­mek mümkün. Şam'dan Basra'ya doğru giderken, 700 yıllık bir kültür ve medeniyetin yansımala­rını görebilirsiniz.

          Tam yüz yıl evvel Haydarpaşa Tren Ga-rı'ndan Medine'ye doğru yola çıkan vagon­lar aynı zamanda bir umudun, bir hayalin, bir rüyanın gerçekleştiğinin de habercisi olarak yol alıyorlardı raylarda. Sekiz yıl içinde 1464 kilometreye ulaşan Hicaz De­miryolu, Sultan Abdülhamit'in tahta çıkışı­nın 33. Yıldönümü olan 1 Eylül 1908 tarihin­de, resmî bir törenle bütünüyle işletmeye açıldı. İngiliz The Times gazetesi haberi şu başlıkla manşetine taşıdı: "Hicaz Demiryo­lu girişiminin bütünü gösteriyor ki, Türkler belli bir ideale erişmek için büyük engelle­ri aşmak yeteneğine sahipler...." Bir diğer gazete haberi ise şöyle duyuruyordu: "Hicaz Demiryolu, Osmanlı Devleti'nin kendi toprak­larında ilk kez kendisine ait olan bir demiryo­lunun adıdır." Osmanlı basını 1 Eylül 1900 ta­rihinde adeta bir bayram coşkusu içerisinde manşetlerine taşıdılar. Söz konusu olan bir Osmanlı demiryolu değil, bir inanç yolu idi.

          Hicaz Demiryolları'nın 1.00. kuruluş yıldö­nümü çeşitlikli etkinliklerle kutlandı. Şam'da bulunan Hicaz Demiryolları istasyon binasın­da yapıldı. Haydarpaşa Garı'nda da Osmanlı Hicaz Demiryolu Fotoğrafları sergisi açıldı.

          Hicaz Demiryolu, Osmanlı Devleti'nin Or­tadoğu üzerine çizdiği demirden bir hat. Ara­dan geçen zamana rağmen bu hattın kazınması mümkün olmamış tüm estetiği ve mis­yonu ile bu coğrafya üzerinde varlığını sürdür­meye devam ediyor. Bugün hâlâ o hatta do­kunmak, hissetmek ve o hattın güzergâhında seyahat etmek mümkün. Şam'dan Basra'ya doğru giderken, yüz yıllık bir Hicaz vagonunun penceresine vuran 700 yıllık bir kültür ve me­deniyetin yansımalarını görebilirsiniz.

          Hicaz Demiryolu, Osmanlı kayıtlarında "Hi­caz Şimendifer Hattı" veya "Hamidiye Hicaz Demiryolu" olarak adlandırılıyor. Demiryolu, Sam ile Medine arasında. Şam'dan başlayan hat; Amman, Maan üzerinden Tebük ve Meda-in-i Salih'i geçerek Medine'ye ulaşır. Hattın Mekke'ye, oradan da Cidde'ye kadar uzanması planlanmış, fakat gerçekleştirilememiştir.

          Hicaz Demiryolu'nun inşa fikri ilk ola­rak Sultan Abdülaziz döneminde günde­me gelmişse de gerçekleşmesi Sultan II. Abdülhamid zamanında olmuştur. Devlet-i Aliyye'nin parçalanmasını durdurmaya ve hiç olmazsa geciktirmeye çalışan padi­şah, Hicaz'a demiryolu yapılması günde­me gelince projeye sahip çıkmıştır.

          Hicaz Şimendifer Hattı ile alakalı en kap­samlı proje, daha sonraki dönemde Arap İz-zed Paşa olarak anılacak olan Cidde Evkaf Müdürü Ahmed İzzed Efendi tarafından ya­pılmıştır. Proje mevcut Anadolu Demiryolu ve Bağdat Demiryolu ile birleşebilecek bir demiryolu hattı ve yanında iletişimi sağlayacak telgraf hatlarını içermektedir.

          Sultan II. Abdülhamid, demiryolunun ve telgraf hatlarının bölge ile hem ulaşı­mı hem de haberleşmeyi sağlayacağını düşünmüştür. Bu şekilde Osmanlı mer­kezine oldukça uzak olan bölge ile irtibat daha rahat sağlanmış olacaktır.

 

HİCAZ DEMİRYOLUNUN HEDEFLERİ

 

          Hicaz Demiryolu ve telgraf hatlarının inşa amaçları pek çok hususta toplanabilir, is­lâm'ın beş şartından biri olan hac ibadeti­nin rahatlıkla yapılabilmesi için hac yol­culuğunu kolaylaştırmak ve emniyete al­mak demiryolunun öncelikli hedeflerin­den biridir. Kara yahut deniz yolu ile mu­kaddes beldelere giden hacıların karada urban ve bedevî, denizde korsan saldırıla­rına uğradığı bir dönemde çok daha gü­venli bir hac yolu bulunmuş olacaktır.Yolculuk çok daha ucuzlayacağı için hac­ca giden Müslüman sayısı artacak böyle­ce bir farzı yerine getirmek isteyen Müs­lümanlara yeni bir imkân sunulacaktır.

          Bunun dışında demiryolu ile askerî harekât ve sevkiyatın kolaylaştırılması planlanmıştır. Bölgeye rahatlıkla asker sevkiyatı yapılabileceği için Hicaz, Kızıldeniz ve Yemen taraflarına dışarıdan ge­lebilecek muhtemel saldırılarının önle­mesi, bölgede yaşanabilecek iç çatışma veya ayaklanmaların bastırılması, Yemen gibi her zaman mesele çıkmaya müsait coğrafyalara hâkim olunması amaçlan­mıştır. Demiryolu ve telgraf hatlarıyla merkezî idarenin gücü bölgede hissedilirse Yemen imamları, Mısır hidivleri, Necid, Basra ve Lübnan emirleri gibi kendi başına hareket eden liderler Osmanlı kontrolü altında tutulmuş olacaktır.

          Hicaz Demiryolu'nun ticari hedefi, bölgenin durağan haldeki ekonomisinin canlanmasıdır. Üretilen tarım ürünleri­nin trenlerle başka bölgelere süratli bir biçimde nakli ile ticaretin ve ziraî üreti­min canlandırılması amaçlanmıştır. Hatta yapılacak küçük bir ek bağlantı ile demiryolunun Kızıldeniz limanların­dan birine inmesi hâlinde ekonomik ve ticarî ehemmiyeti daha da artacaktır. Böylece ticaret yolları Süveyş Kanalı yerine Hicaz Demiryolu'na kayacaktır.

          Hicaz Demiryolu hattının Osmanlısermaye ve teknik kadrosu ile gerçek­leştirilmesi mümkün olabilirse önce­likle Avrupa'da Osmanlı'yı paylaşmak için iştah kabartan devletlere Batı'nın desteği olmadan da büyük işler başarı­labileceği ispatlanacaktır. Bu durum aynı zamanda yegâne kurtuluşu Ba­tıyla bütünleşmekte gören Osmanlı ay­dınlarına da güzel bir misal olacaktır.

          Sultan II. Abdülhamid için Hicaz De­miryolu'nun mühim siyasi hedefleri de vardır. Demiryolu projesinin gerçekleşti­rilmesi demek Avrupa'ya olan askerî, si­yasî, ekonomik, teknik ve teknolojik ba­ğımlılığın azalması demektir. Ayrıca di­ğer Osmanlı padişahlarından çok daha fazla hilâfet vurgusu yapan padişah Os­manlı'ya karşı en insafsız saldırıların yapıldığı bir dönemde kurtuluşu emper­yalist devletlere karsı İttihad-ı İslâm (islâm Birliği) yapmakta görmüştür. "İslamcılık" olarak da adlandırılan siya­setinin gerçekleştirilmesi ile Osmanlı coğrafyasında ve dünyanın çeşitli bölgele­rindeki Müslümanların İslâm halifesinin etrafında toplanması sağlanmış olacaktır. Bundan dolayı Hicaz Demiryolu Osman­lı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koru­mak için Sultan II. Abdülhamid döne­minde yapılan en belirgin proje olarak dikkati çeker. Padişahın bu çabasının Müslüman topraklarda sömürge faali­yetler sürdüren İngiltere'nin tepkisini çekmesi uzun sürmeyecektir.

DEMİRYOLU İNŞAATININ BAŞLAMASI

 

            Sultan II. Abdülhamid demiryolu için ha­tıratında "Çok eskiden beri hayal ettiğim Hicaz Demiryolu nihayet hakikat oluyor. Bu yol Osmanlı Devleti için sadece ik­tisâdi bakımdan büyük fayda getirmekle kalmayacak, aynı zamanda oradaki kuv­vetimizi sağlamlaştırmaya da yarayaca­ğından, askerî bakımdan da çok ehem­miyetli olacaktır..." demektedir.

          Hicaz Demiryolu'nun inşasına başla­nılmasına dair padişah iradesi 2 Mayıs 1900'de yayınlamış ve Sultan II. Abdülha­mid Han'ın cülusunun (tahta çıkışının) 25. yıldönümü olan 1 Eylül 1900 tarihinde hat­tın inşaatı düzenlenen resmî bir törenle Sam ile Der'a arasında fiilen başlamıştır.

          Şam'dan Medine'ye doğru inşası­na başlanan Hicaz hattı, 1903'te Am­man'a, 1904'te Maan'a, ulaşmıştır. 1 Eylül 1905'te ilk olarak Sam-Maan arasında yolcu ve yük taşımacılığına başlanılmıştır ki Hicaz Demiryolu hat­tının kullanılan ilk kısımları buralardır.

          Hat, 1 Eylül 1906'da Medayin-i Sa­lih'e, 31 Ağustos 1908'de ise Medine'ye ulaşmıştır. 1900 ila 1908 yılları arasında geçen sekiz yıllık dönem içinde 1.-464 km. yol yapılmıştır ki ilerleyen dönemde ekle­nen yeni şube hatlarıyla bu rakam 1918 yılında 1.900 kilometreye yaklaşmıştır.

          Hicaz Demiryolu inşası için gerekli iş gücünün çoğunu Osmanlı askerleri karşı­lamıştır. Bunun dışında Suriye ve Irak baş­ta olmak üzere İslâm dünyasının farklı coğrafyalarından işçiler de hatta çalışmak için gelmişlerdir. Ancak gelenlerinin sayı­sı sınırlı olup inşaatın yükünün çoğu Türk askerlerinin omuzlarında kalmıştır, inşa­atta çalışan askere cüzî bir miktar ücret ödenmiş ve askerlik hizmetinden bir yıl erken terhis edilme imkânı sağlanmıştır.

          Hicaz Demiryolu'nun ana hattı, çoğun­luğu Türk ve bir kısmı Arap diğer kısmı da farklı Müslüman unsurlardan oluşan yak­laşık 5.000 civarındaki işgücü ile sekiz yıl­da tamamlanmıştır, inşaatta Osmanlı as­kerlerinin çalışması demiryolu masrafla­rını ciddî bir biçimde düşürmüştür. Bu katkı demiryolunun tamamlanmasında en mühim faktörlerin başında gelir. Demir­yolu bir yandan tabanlıklar, raylar döşe-yip istasyonlar yaparak ilerlerken bir yan­dan da küçük küçük şehitlikler dikmekte­dir. Demiryolu inşaatında çalışan çok sa­yıda askerimiz ya kavurucu sıcaklarda su­suzluktan, ya gıdasızlıktan kaynaklanan hastalıktan, ya iş kazasından yahut da bedevî saldırısından şehit düşmüştür.

AVRUPA DEVLETLRTİNİN BAKIŞI

          Hicaz Demiryolu ilk gündeme geldiği dö­nemde Avrupa'da hayretle karşılanmıştır. Yabancı devletlere olan dış borçlardan, galata bankerlerine ve bankalara olan iş borçlardan dolayı ekonomisi iflâsın eşiğine gelmiş ve ekonomiyi devletin değil Düyun-u Umumiye'nin yönettiği bir ortam­da böyle bir projenin "hayal" olduğu öne sürülmüştür. Devrin gazetelerinde çıkan haber ve karikatürlerde "padişahın de­miryolu fantezisi" türünden aşağılayıcı ve hakaret vari ifadelere yer verilmiştir.

          Hattın inşasının büyük fedakârlıklarla başlaması ve ilerlemesi üzerine bu sefer başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Av­rupa devletlerinden engellemeler gelme­ye başlamıştır. Hiç ihtimal verilmeyen bir projenin hayata geçtiğini görmek özellikle İngilizleri telâşlandırmış ve hatta bağışta bulunan Hintli Müslümanlar arasında "ya­pılan bağışların demiryolunda kullanılma­dığı", "Osmanlı'nın kendilerini sömürdü­ğü" gibi dedikodular yayılarak halkın ilgi­si kesilmeye çalışılmıştır. Ancak bu faali­yetler kesinlikle başarıya ulaşamamış­lardır. Bunun üzerine İngilizler, Hicaz Demiryolu'na ciddi bağışta bulunanlara ve­rilen "Hicaz Demiryolu Madalyası’nın Hindistan'da takılmasını yasaklamıştır.

          İngiltere bundan sonraki çalışmala­rında hat yakınlarında yaşayan bedevî aşiretlerin demiryoluna saldırması ve sö­mürgesi altında bulunan bölgelerde para toplanmaması için elinden geleni yapmıştır. En son olarak da Hicaz isyanı'nı çı­kartarak I. Dünya Savaşı'nın ardından Os­manlı'nın Mukaddes Topraklardan çekil­mesini sağlamıştır. Burada dikkat çekici olan husus, Osmanlı'nın önce Mekke'den sonrasında da Fahreddin Pasa'nın sanlı di­renişine rağmen Medine'den çekilmesiyle ilk yapılan işin Hicaz Demiryolu'nun kul­lanılamaz hale getirilmiş olmasıdır.

          İngiliz Hükümeti ise kendi konsolos ve konsolos yardımcıları aracılığıyla Hicaz Demiryolu'nu adım adım takip ettirmiş, istihbarat çalışmaları yaptırmış ve rapor­lar hazırlatmıştır. Elde edilen bilgiler der­lenerek İngiliz Dışişleri Bakanlığı'na su­nulmuştur. İngiliz Arşivleri'nde Hicaz De-miryolu'na dair hazırlanmış raporlar, is­tihbarat bilgileri ve belgeler Prof. Dr. Me­tin Hülagü'nün "Bir Umudun inşası Hicaz Demiryolu" (Yitik Hazine Yayınları 2008) isimli eserinde teferruatlıca görülebilir.

 

BAĞIŞLARLA YAPILDI

Sultan II. Abdülhamid dönemi Osmanlı ekonomisinin en zor yılları arasında yer alır, daha önceden yapılan çok büyük dış borçları padişah elinden geldiğince ka­patmaya çalışmıştır. Kendi döneminde çaresiz kalınan dönemlerde az miktarda dış borç alınmışsa da saltanatı boyunca aldığı dış borçtan çok daha fazlasını öde­miştir. Dış borçların ülkenin egemenliği­ni, iç borçlanmasının devlet otoritesini sarstığını bilen padişah Hicaz Demiryolu için herhangi dış kaynaklı borç yahut kredi arayışı içine girmemiştir.



İstatistikler

Kayıtlı Kullanıcı : 356

Kayıtlı Sorular :
Çoktan Seçmeli : 3509
Doğru Yanlış : 228
Boşluk Doldurma : 13

Bekleyen Sorular :
Çoktan Seçmeli : 0
Doğru Yanlış : 0
Boşluk Doldurma : 0



Makaleler
Eski Kadın Hamamları
İngilterenin Trafiği
Tintin (Tenten)
Pisa Kulesinin Hikayesi
Nasıl Eğlenirlermiş
Örümcek Adam
Tarzan
Messalina
Stalingrat
Trafik Lambaları

Tüm Makaleler



Anket
Yapım Aşamasında
evet
hayır
olabilir
olmaz


Bunu Biliyor Musun?
Bir keresinde Meksika’da aynı gün içinde 3 kez cumhurbaşkanı değişmiştir.



Bilgisayar ve İnternet