Yarışmacılar
  
  
Üye Ol
Şifremi Unuttum


Günün Lafı
Bazı insanlar koca evreni bilirler de kendilerini bilmezler.

La Fontaine



Yarışma Seçenekleri
Çoktan Seçmeli
Doğru Yanlış
Boşluk Doldurma
Kategori Seçmeli
Zamana Karşı
Sayı Tahmini
Flash Oyunlar


Son Üyeler
Ruh.morqu
sevval
rainbow92
goril.ben
mumiya
BELENAY
ezom3
tekeli
pabloangel
asaletimyeter


Karagöz

Karagöz


          Karagöz oyunu, eski Türk tiyatrosu ‘’Orta Oyunu’’nun ceddidir. Renkli deriden yapılmış şahısların arkadan gelen aydınlık ile perdede oynatılışı belki sinemaya da esas olmuştur. Bu yazı yakın bir tarihin en sevilen eğlencelerinden birini en iyi bir tarzda anlatmaktadır.

          Çok eski günlerde olduğu gibi, bundan 40 - 50 yıl evvel de karagöz oyunu İstanbulda hayli rağbette idi. Sünnet düğünlerinde mutlaka bulundurulur; ramazan geceleri bazı semtlerin genişçe kahvelerinden eksik edilmez; teravih kılındıktan sonra camilerden çıkılınca efendi babalar, dedeler sübyanlarının ellerinden tutup bu kahvelere seğirtir; köşeye gerilen hayal perdesine karşı peykelere yerleşir; öndeki basık iskemlelere çocuklar dizilir; kabacalan yere bağdaş kurardı.

          Perdenin arkasında keman, lavta, tefden ibaret külüstür çalgı takımı çığırtkanlıkta; etraf yükünü almış, ezani saat üçü geçmiş, çalgı berdevam. Çoluk çocuğun sabrı tükenir, hep birlikte makamla tuttururlar:

Başlar mısın, başlayalım mı?

          Alt tarafını,’’sinsilenden başlayalım mı? geveler, gürültüye karıştırırlar. Zira Hayali Efendi belki bilmem nesi cinlilerden, kızdırmaya gelmez.

          Perdede iğneli duran çiçek dolu saksı, nakışlı Enez küpü, çihannümalı köşk kabilinden göstermelik yerinden kımıldamaz; şamata arttıkça artar. Nihayet şem'a çanağına bir iki yağ mumu daha konduğu için ışık fazlalaşır; sigara kağıdı sarılı kamış düdük çatlak çatlak öter, göstermelik döne döne havalanır. Artık ortalık tıs! Derken efendim, Hacivat Çelebi arzı endam eder.

‘’Sireti surette mümkündür temaşa eylemek, Hail olmaz didei irfana rüyet perdesi’’ Diye çeneye girişip arapça, acemce ağdalı ağdalı sözleri, beyitleri, kıtaları sıraladıktan sonra ‘’yar bana bir eğlence’’ avazlarını basarken, cif caf caf cif caflarla oyun başlardı.

          Saatler geçince, gene Hacivat'ın, ‘’Yıktım perdeyi, eyledim viran Varayım sahibine haber vereyim!’’ cümlesiyle oyun sona erer, herkes evlerine dağılırdı.

          Verayı perdede Şeyh Küşteri meydanına çıkarılanların sayısını 300 den fazladır derlerdi. Ezelden beri şekli, kıyafeti hiç değişmeyen tipler şunlardı: Karagöz'le Hacivat; Razzakizade Tarçın Bey; kaldırıma basmaz, karıncayı incitmez, Aksaraylı incili imaraın torunu Kartopu Hanım; iyi saatte olsunlara uğramış Rüküş Hanım; zennelerin annesi; Hamam anası Gırtlak Nine; Şetaret Bacı; Peri; Çengi; Zenci köle; Salcı Acem; Kayserili pastırmacı; Karadenizli hallaç; Bozacı Arnavut; Ak Arap Hacı Baba; bezirgan Yahudi; afyonkeş tiryaki: Bekri Mustafa; Tuzsuz Bekir; Balama (yani Frenk); Altı karış Beberuhi...

          Suretleri resmedenlere gelince, en namlı olarak iki kişiydiler: Şişman, aksinin aksisi Raif Dayı; sıska, zamparanın zamparası Cerrahpaşalı Hilmi Efendi. Beyt kağıtçılar sırasında kitabecilik, tezhipçilik, mücellitlik ederdi; peçiç, beşti visal oyunları levhalarını çizerler; deve derisi karagözlerin aliyülalasını yapar; tanesini yüz paraya, üç kuruşa; Şirin'in kasrı, Ferhad'ın devirdiği dağ, Kanlıkavak ağacı misillu büyükçe parçaları çeyreğe, yedi buçuğa satarlard.

          İsim ve mevzuları oldum olasıya aynı olan oyunların en meşhurları da şunlardı: Bahçe Oyunu, Hamam Oyunu, Kanlıkavak Oyunu, Yalova Safası, Şirin ile Ferhad, Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre, Arzu ile Kamber, Karagöz'ün Gelin Oluşu, Kanlı Nigar, Şatifilli, Toraman...

          Bizim çocukluğumuz ve ilk gençliğimiz zamanında karagöz oynatanlar çoktu. Aşağı tabakadakiler Ayvansaraylı, Eğrikapılı, Tophaneli, Üsküdarlı falan filan... Kalburun üstüne gelen hayaliler ise Katip Salih, Şair Ömer, Koslçalı Mehmet, Tatar Raşit, Arap Cemal, Dönme Hulusi idi.

          Katip Salih 30 ramazan, kış mevsiminin cuma ve pazar geceleri, Şehzade başında ‘’Fevziye’’. Veznecilerde ‘’Şems’’, Beyazıt tramvay durağında ‘’Merkeze’’, Divan yolunda Arifin kıraathanelerinden birini peylerdi. Her hangisiyle uzlaşmassa oranın kapısına adam boyunda bir afiş konur. Afişin üzerinde sülüs, talik, rıkka hatla kalım kaim yazılar; Kemanii Şehir Memduh veya Edirneli Zafiraki idaresinde, altı sazende ve hanendeden mürekkep ince saz takımının gerek fasıldan mukaddem, gerek fasıl aralarında terennümsaz olacağı; altında renga renk bir tablo, mesela: Şapkalı bir sinyoru sandalyeye kıskıvrak bağlamışlar; Karagöz göğsüne çullanıp koskoca bir huniyi gırtlağına sokmuş, şişeden zehir akıtıyor. Yahut bir çatal sakallı ile burma bıyıklı tabancalarla düello ederken, delikanlının yavuklusu kokona sakallının ayaklarına kapanıyor...

          Katip Salih'in müşterileri dört kaşlı mektepliler, kalem müdavimi gençler, rabıtalı kişiler, kerli ferli beyfendilerdi. Salih, öbür hayalcilerden tamamiyle aykırı vadilere sapar, malum oyunlardan başka ekseriya ‘’Hain’in Encamı’’, ‘’Sadakatin Mükafatı’’, ‘’Sefahetten Sefalete’’ tarzında, Mınakyankari dramlardan şaşmazdı.

          Perdenin dışına yaylı bir ikinci perde ekleyip çıngırak çalarak kaldırır; Karagözle Hacivad'ın muhaveresi biter bitmez, tuluat kumpanyalarıvari araya yeni yeni kantolar, düettolar, kuartettolar katardı. Faraza: ‘’Ah Şu Dağlar, Zümrüt Misal’’i, ‘’Gemici Raksı’’nı, ‘’Çoban Duettosu’’nu, ‘’Dört Kamburlar Kuartettosu’’ nu...

          Seyirciler içinde hoşlanmayan, seyrettiklerim Abdürrazak'm, Kel Hasan'ın tiyatrosundakilerden farksız bulmayan kim? Herkes memnun... Bir de kudemaya, yaş yaşamış gün görmüşlere kulak misafiri ol, fısıltıları işitirdin:

— Herifin yediği naneye bak. Bu marifetleri serapa, bidat, yave, hezeyan. Kaç yüz yıllık canım karagöz oyununu maskara edip çıktı. Kazasker Yekçeşim Arif Molla, Tevkii Divanı Hümayun Beylerbeyli Kara Ethem Bey, Hazinei Hassa Ruznamçecisi Bolahenk Rakım Efendi sağ olup da bu rezaleti görselerdi Huda alim yüreklerine ığıl ığıl inerdi. Maruzzikir rahmetliler karagöz oynatmada bihakkın üstat idiler.

          Gene, yaşlı başlı zevat içinde Salih'in taraftarları da az değildi; onlarda da şu kanaat :

—Elhak Katip, münşi, edip adamdır. Hacı  Evhad'a söylettiği beyitlerin  mazmunları,   vezinleri, kafiyeleri mükemmeldir. Kaffesinin sehli mümteni ve deruni sünuhat idüğü şüpheden vareste ve apayan...

          Hayali Efendinin nazlılığı, buluttan nem kapışı, çabucak celallanışı cümleye malumdu. Kıraathanelerde ön sıralara dolmuş çocuklara tembih tembih:

—Aman evlatlar, ‘’başlar mısın, başlıyalım mı?’’ya sakın girişmeyin ha! Mumaileyh fena halde öfkelenir; değnekleri fırlatmasıyla köşeye çekilmesi bir olur, hiddeti kolay kolay yatışmaz.

          Katip Salih, o tarihte enikonu kıranta, kısa boylu, çelimsiz, göz kapaklan şiş, çökük avurtlu, seyrek bıyıklı, gayet de azametliydi; imam suyuna düşkünlüğü besbelliydi.

          Hayali Şair Ömer’in asıl adı Fahri idi; kalemden yetiştiği rivayet edilirdi. Boylu, yakışıklı, edep erkan bilir, 35’ lik kadardı. Şair denilmesine sebep, hazırlanmadan, öteden beriden aşıramento etmeden düzgün manzumeler, gazeller, seçili kafiyeli cümleler sarfediverişi. Arif, zarif geçinen hazeratı kendine bendetmişti. Öteki gibi perde üstüne bir ikincisini eklemez; kantolara mantolara, Mınakyanvari dramlara filan kalkışmazdı.

          Hayal oyununun mort sezonu olan yazları da kazancı tıkırında.’’Odeon’’ gramofon, plaklarına Karagöz muhavereleri doldurur, hepsi kapışılır; Kavuklu Hamdi'nin orta oyunlarında Hanım Nine Büyük Asım'la zenneliğe çıkar, kırıta kırıta ne diller dökerdi.

          Şair Ömer oldukça genç çağında göçmüşlerdendir.

          Koskalı Mehmet'le Tatar Raşit'i pek tanımam, yalnız isimlerini duyardım. Arap Cemal'i iyice bilirim. Musiki üstatlarından meşhur Hacı Kirami'nin oğlu idi. Hacı Kirami, Veliaht Reşat Efendiye (Meşrutiyetten sonra tahta çıkan Beşinci Mehmed'e) birkaç ramazan gecesi teravihte müezzinlik ettiği için mimlenmişti. Ahbaplarından kimse onunla konuşamaz, sokakta rastlasalar baş çevirir, karşı kaldırıma kaçarlardı.

          Oğlu Cemal koyu esmer, adeta habeşimsiydi; Arap lakabı bundan ötürü. Kılık kıyafeti temiz; sırtında kolalı gömlek, redingot, elinde daima şemsiye; Beyazıt'ta, şimdiki Dişçi Mektebinin bulunduğu jandarma dairesine katiplikle devam ederdi.

          Küçük yaştan beri nekre, mukallit bir kol çengilerdenmiş. Şehremininde oturur, konu komşuya duyurmadan gizli gizli çağırtırlar; bazı konaklarda hususi karagöz oynatır; omuzuna mendil atıp meddahlık yapar, harikulade başardığı taklitleriyle herkesi güldüre güldüre katıltırdı, tekkelerde zakirliği, muharremde mersiye hanlığı da vardı. Hüseyni makamından, ‘’Hüseyni tuttu adası, Aliyülmürteza'dan bir haber yok mu?’’ mersiyesine ağaz eyler eylemez, ‘’ya hay, erenler!’’ nidalarıyla coşan coşana. Arap Cemal, Çanakkale'nin Arıburnu cenklerinde şehidolmuştur.

          Beşiktaşlı Ahmet Hulusi Ermeniden dönmeydi. Köse, çopur, suratına bir avuç leblebi atsan hiçbiri yere düşmez. Vaktiyle Güllü Agob'un Gedikpaşadaki Osmanlı Tiyatrosunda komik Tospatyan'la ‘’Sakalı Beyaz’’, ‘’Kabahat Pavlinada’’, ‘’Gramponpolin’’ düetolarına çıkarmış. Güllü'nün kumpanyası dağıldıktan sonra yıllarca karagöz oynatarak geçinmiş. Sonraları aksatayı kaybederek kuklacılığa başlamış.

          Peşinde latarna, kukla sandığını, perde çıtasını taşıyan çömezi, Kadıköy yakası sayfiyelerinde dolaşır; isteyenlere kukla oynatırdı. Kem çehre, lanet, sakar bir herifti. Çağrıldı mı, lafı dayar:

—Beyaz mecidiyeyi vereceksiniz!

          Pazarlığa giriştin mi hemen homurdana homurdana caddeyi boylar. Akıbet latarnasız, çömezsiz, sırtında köhne sandık, omuzunda kırık çıta, üstü başı paramparça, sersefil sürünürken, Üsküdar’a bir sabahçı kahvesinde son nefesini verdiğini, ölüp kurtulduğunu duyduktu.

Yazan : Sermet Muhtar Alus



İstatistikler

Kayıtlı Kullanıcı : 1204

Kayıtlı Sorular :
Çoktan Seçmeli : 3515
Doğru Yanlış : 1470
Boşluk Doldurma : 79

Bekleyen Sorular :
Çoktan Seçmeli : 0
Doğru Yanlış : 0
Boşluk Doldurma : 0



Makaleler
Kullandığımız Tabirler
Akşamcılık
Dikilitaş veya Obelisk
Erkeklerin Düğmeleri
Sinemanın Doğuş Günü
Türk Subayının Namus Borcu
Tintin (Tenten)
Stalingrat
Örümcek Adam
Kapalı Çarşının Tarihi

Tüm Makaleler



Anket
Hangi Soysal Network Sitelerini Kullanıyorsunuz?
Facebook
Twitter
Netlog
googleBuzz
MySpace
Hi5
Diğer


Bunu Biliyor Musun?
Kıtalararası en kısa ticari havayolu uçuşu Gilbatar (Avrupa) ile Tangier (Afrika) arasında yapılmaktadır. Mesafe 53 km, uçuş süresi 20 dakikadır.



Bilgisayar ve İnternet